Emeğin Sanatı E-Dergi 169. Sayı Yeni Kanalında

Ulaş Deniz Keskin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ulaş Deniz Keskin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mayıs 2012 Pazartesi

ULAŞ DENİZ KESKİN: Dört duvar arasında—İSA TEKİN: Sevdam Karanlıkta


DÖRT DUVAR ARASINDA




        I

        gözlerim içini boşalttı her sorulan sualde,
        oysa soru yoktu, soru nerde, soru yok!


        irkilip uyandı içimdeki çocuk,
        meymenetsiz bir asabiyet melodisiyle,
        ve peydahladım yerini ne sakladıysam içimde.


        gençlik yanım, hırçın tarafım
        solup kaldım, çıra gibi yandım...


        II

        /dört duvar arasında,
        dört adam çevirmiş dört bir yanımı /


        birazdan bırakıp kafatası kağıdımı
        dağıtacaklar traşlı kafamı
        ben bir yana,
        ıssızlığım savrulacak diğer yana


        bak,
        kalabalıklaşıyor burası
        terim,
        tenim,
        sesim...
        yitiyor titreyişimin kalabalığı,
        azalıyor gözümde demlenen gönlüm yaşı.


        dedim:
        arkadaşlar bi tane sigara yok mu be!
        dediler: yasak
        dedim:
        bir yudum yurdumdan koparıp getirin öyleyse
        sonra
        terimi kurutup, tenimi boğdular,
        sesimi kısıp,
        yurdumdan uzak diyarlara saldılar...


ULAŞ DENİZ KESKİN



SEVDAM KARANLIKTA




Yüreğim yıldızlar arasında isyan ateşi
Paramparça düşlerim
Umut kokulu şehrimde
İspiyon yemiş geceler
Çıkmaz sokaklardayım
Sevdam karanlıkta


Acılar bize sevdalı Gülüm
Kırmızı bir öfke ürer yüreğimde
Ateşten gömlek yakar durmadan
Zeytin karası gecelerde
Bıçak kesmez sesizliğimi
Yüreğim dile gelir
Vuruşurum...
Yüzyılların acısı dolanmış bedenime
Anlatabilsem çektiklerimi
Esmer bulutlar ağlar
Acılar mayalanmış yüreğimde
Sevdam karanlıkta
Kavgalar bize sevdalı Gülüm
Hınzır bir acı kuşatır bedenimi
Amed gecelerinde sahipsizlik
Mavzer kurşunudur
Çıkmaz sokaklardayım
Sevdam karanlıkta
Fırtınalar bize sevdalı Gülüm
Kavgamın yasaları böyle söyler
Yaman ayrılıklar olsada
Zülamda hep bir sabır saklıdır
Kavgaya nereden başlanır bilirim
İnancımda kutsal sevda
Hilali bir aşk
Seslenir yüreğim
Sevdam karanlıkta



İSA TEKİN

14 Nisan 2012 Cumartesi

İSA TEKİN:Sevdam Karanlıkta—ULAŞ DENİZ KESKİN: Sen Kendini Doğur—ÖZGÜR KAPCI: Prometheus


SEVDAM KARANLIKTA




Yüreğim yıldızlar arasında isyan ateşi
Paramparça düşlerim
Umut kokulu şehrimde
İspiyon yemiş geceler
Çıkmaz sokaklardayım

Sevdam karanlıkta
Acılar bize sevdalı Gülüm
Kırmızı bir öfke ürer yüreğimde
Ateşten gömlek yakar durmadan
Zeytin karası gecelerde
Bıçak kesmez sesizliğimi
Yüreğim dile gelir
Vuruşurum...
Yüzyılların acısı dolanmış bedenime
Anlatabilsem çektiklerimi
Esmer bulutlar ağlar
Acılar mayalanmış yüreğimde
Sevdam karanlıkta
Kavgalar bize sevdalı Gülüm
Hınzır bir acı kuşatır bedenimi
Amed gecelerinde sahipsizlik
Mavzer kurşunudur
Çıkmaz sokaklardayım
Sevdam karanlıkta
Fırtınalar bize sevdalı Gülüm
Kavgamın yasaları böyle söyler
Yaman ayrılıklar olsada
Zülamda hep bir sabır saklıdır
Kavgaya nereden başlanır bilirim
İnancımda kutsal sevda
Hilali bir aşk
Seslenir yüreğim
Sevdam karanlıkta

İSA TEKİN


SEN KENDİNİ DOĞUR


ADNAN DURMAZ


/ sonra öptüm kalan son resmini,
siz de o sevdada siyah beyaz bir gülümseyiş sayın beni /

ki kimsesizdik ikimizde,
ülkesizdik, böyle bilindik herkes’çe

dedim;
tomurcuğumu patlatsan, içinden ben çıkarım
çocukluğumu aralasan, meçhul çıkarım
tufanıma kapılsan, Nuhsuz…

oy balam,
kucağıma ölesiye yalnızlığımı alsam,
sağanaksam, sokaklarına yasak yağsam,
bir ‘sen’ doğar mı bu topraktan ?



ULAŞ DENİZ KESKİN


PROMETHEUS


Her gece
Munzur'dan aya bakarken
bir dilek tut sevdiğim
ben bir çoban ateşinin
başında olacağım
o ateşi çalıp
Hozat'ı aydınlatacağım...


ÖZGÜR KAPCI

31 Ocak 2012 Salı

ULAŞ DENİZ KESKİN: Haykırış


HAYKIRIŞ


 

Sen doğduğunda küçüğüm
Denizlerde boğuldu düşüm
Bir gemi battı
Kalktığı limandan
O büyük düşe
Bilmem kaç kilometre uzaktı
Suphi martı çığlına karıştı
Karadeniz tüm gece ağıt yaktı
Unut her şeyi,
Lise aşklarını,
Yahut ilk izlediğin sinemadaki
Öpüşme sahnesini.
Suyun bileşenlerini,
Veya
Şose boyunda beklediğin
Trenin dumanını.

Lâkin unutma ki
Sen,
Kavgaya düşen
Son nefersin.
Sen,
Yağmurla gelen
Sen,
Geleceğin,
İlk göz ağrısısın…
Dağ olacaksın sen delikanlım,
Buram buram berfin çiçeği kokacaksın
Kırılacak, vurulacaksın da
Nîdanı alnından akan kan ile
Fırat’a yazacaksın
Yahut Dicle’ye…
Yine de korkmayacaksın!

Gözlerin,
Karaya çalacak
Kömür kokacak ellerin
Yerin binlerce kat derinliğinden bile
Mayıs tazeliğinde
Toprak kokacaksın
Lâkin Yılmaz işçim
Adını koyana kadar memleketin
Yeryüzünde çoğalacak sesin…
Sevdanın Mahir’i olacak bayrağın
Denizlere Ulaşıncaya dek
Semalarda çoğalacaksın

Eylül falan feryadın olmayacak
Haziran ayında Ankara’da
Boran olacak,
Sıkılı yumruğun
İsyanın tarihini
Divit ucuyla tarihe kazıyacaksın
Düşman şaşacak mahpusta
İşkenceler ortasındaki ıssızlığına
Gözlerinde yanan mavzer ışığına
Gün be gün içtiğin andı nakışlayacaksın!

Dayanacak,
Savaşacak,
Tutuşacaksın oğul!
Ne duruyorsun,
Düşünme artık
Dayan oğul
Savaş,
Tutuş!

Barmak Irak olmayacak avuçlarına
Eline bilek olacaksın mahsunun, mazlumun, mahurun!
Unutma senin silâhın,
Kandırılmışlığın, kör kuyuların, unutulmuşluğun
Karanlığına ışık çakmaktır yüreğinde taşıdığın muştun!
Unutma genç kızım,
Sen,
Kavgaya düşen
Son nefersin.
Sen,
Yağmurla gelen
Sen,
Geleceğin,
İlk göz ağrısısın…

Öyle ne duruyorsun
Artık düşünme
Diren!
Ölüm karışsa da kaderine
Düşsen cellâdın eline bile
Boyun eğme, boyun eğme!

ULAŞ DENİZ KESKİN

14 Ekim 2011 Cuma

VEYSEL KEBANLI:Uyuma Abuzer}{ULAŞ DENİZ KESKİN:Metris Mamak



UYUMA ABUZER



RESİM: AVNİ MEMETOĞLU


kalk gör oku
yazma istersen ama oku
makarasını geriye sar tarihin
kim kime sokmuş oku
kim kime hançeri
mahşeri kim yaşamış asurda
şaraba kim kesilmiş babilde
kime kanun yazmış hamurrabi
hangi abi kesmiş kardeşini
bekası için saltanatın
cinnetleri değil
cennetleri hurileri gılmanları
cehennem edenleri de yeryüzünü
öksüzleri de öküzlerini de apisin
hallacı mansuru
nesimiyi tabakhanede
hayyamı şarap içerken
romayı yakarken neronu
varidatta bedrettini
kim kimin değiştirmiş dinini
kanla kılıçla
oku işte
kadayıf olmadan


VEYSEL KEBANLI




METRİS MAMAK




İçinden geçesim var bir yürüyüşte,
Usulca koparken kuklamın ipi,
Gülümsese yüzündeki klarnet sesli çocuk…

Ardıma katılsan ben giderken,
Bak en barbar karanlıklar ihtişamlı görünecek.
Yüreğim yorulmadan,
Hep yanında seni götürecek.

Tarla kuşu’nun hazan mevsimine hasretidir,
Seni kendimde taşımak,
Üst üste koysak kalplerimizi gram taşmaz,
Kokun üstümdeyken,
Gözlerimi sıksak,
Damla gözyaşı çıkmaz!
Boy ölçüşmeye kalktı mı Ferhat,
Sonu ya Metris ya Mamak!


ULAŞ DENİZ KESKİN