I
oysa soru yoktu, soru nerde, soru yok!
meymenetsiz bir asabiyet melodisiyle,
ve peydahladım yerini ne sakladıysam içimde.
solup kaldım, çıra gibi yandım...
II
dört adam çevirmiş dört bir yanımı /
dağıtacaklar traşlı kafamı
ben bir yana,
ıssızlığım savrulacak diğer yana
kalabalıklaşıyor burası
terim,
tenim,
sesim...
yitiyor titreyişimin kalabalığı,
azalıyor gözümde demlenen gönlüm yaşı.
arkadaşlar bi tane sigara yok mu be!
dediler: yasak
dedim:
bir yudum yurdumdan koparıp getirin öyleyse
sonra
terimi kurutup, tenimi boğdular,
sesimi kısıp,
yurdumdan uzak diyarlara saldılar...
SEVDAM KARANLIKTA
Paramparça düşlerim
Umut kokulu şehrimde
İspiyon yemiş geceler
Çıkmaz sokaklardayım
Sevdam karanlıkta
Kırmızı bir öfke ürer yüreğimde
Ateşten gömlek yakar durmadan
Zeytin karası gecelerde
Bıçak kesmez sesizliğimi
Yüreğim dile gelir
Vuruşurum...
Yüzyılların acısı dolanmış bedenime
Anlatabilsem çektiklerimi
Esmer bulutlar ağlar
Acılar mayalanmış yüreğimde
Sevdam karanlıkta
Kavgalar bize sevdalı Gülüm
Hınzır bir acı kuşatır bedenimi
Amed gecelerinde sahipsizlik
Mavzer kurşunudur
Çıkmaz sokaklardayım
Sevdam karanlıkta
Fırtınalar bize sevdalı Gülüm
Kavgamın yasaları böyle söyler
Yaman ayrılıklar olsada
Zülamda hep bir sabır saklıdır
Kavgaya nereden başlanır bilirim
İnancımda kutsal sevda
Hilali bir aşk
Seslenir yüreğim
Sevdam karanlıkta