Emeğin Sanatı E-Dergi 169. Sayı Yeni Kanalında

14 Ekim 2012 Pazar

ALİ ZİYA ÇAMUR: Kırmızı Karanlık—MEHMET RAYMAN-Yusuf Baba



KIRMIZI KARANLIK



Art arda katran sürekleri
Maviden cinayete boyuyor göğü
Yıldırımlara karşı çatal lastikte
Fırlıyor sessizliğe nar tanesi bedenler 

Ağır kanatlanıyor kan denize
Gündüzü boyuyor kırmızı karanlık
Pencerelerde donuk bakışlar asılı,
Dinginlik kırık ayaklı sehpada,
Şehla ağıtlar süzülüyor tellerden

Şimşek gölgelerinde keder uzun, gün kısa
Özlemler ha çatladı ha çatlayacak
Göbeğinde sabrın,
Elverişli bir özenti, sonsuzluğa uzanan
Koklanmış mecralarda diriliş susuz
Matkap sessizliği çınlıyor beyinlerde

Cellât anlamsızlığında yüzler depreşik
Bahara kurulu saatten
Düşüyor kaygının ayak sesleri
Yıldız sıkışması var
Damlıyor inat toprağa

Şairler yeni firavunlarla karşı karşıya
Yırtıyorlar onların altın varaklı ciltlerini
Karıştırıp alın terlerini gülün çiyiyle
Şiirlerini yazıyorlar yeniden direnişlerin




ALİ ZİYA ÇAMUR






YUSUF BABA





su satıyor
çocuklar yol boyunca
ölümüne fırlıyor yola
elinde terlemiş pet şişe
gözleri dört yapraklı yonca

kırmızı ışıkta durur
yeşillenir camı açılan hanımlara
elli kuruşa suyun bir damlası
yine bir huysuzla gezmeye başlamış
dikiş kursuna giden abla

yalvar yakar kazanılan ekmek parasını
düğümlüyor bürüğün ucuna anası

el yazımı bir günlüktür
yüksek tepelerden süzülen bulut kızların
düşlerinde çıkan yağmur dingini yazlar
buğday başağından çıkarak yola
bize bir gelecek tasarlardı yusuf baba




MEHMET RAYMAN

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder